OKULLARDA CAN GÜVENLİĞİ YOK: EĞİTİM ÇALIŞANLARI VE ÖĞRENCİLERİMİZ İÇİN AYAKTAYIZ!
Kıymetli Basın Mensupları, Değerli Hazirun.
Henüz yüreğimizde Fatma Nur Çelik öğretmenimizin acısı tazeliğini korurken, Şanlıurfa Siverek’te bulunan bir okulumuzda gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu çok sayıda eğitim çalışanı ve öğrencimizin yaralanması, eğitim kurumlarımızın nasıl büyük bir güvenlik zaafiyeti ve tehdidi altında olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Dün yaşanan elim olayla birlikte çok açık bir şekilde anlaşılmıştır ki; bu şiddet olayları artık ne bir tesadüf ne de münferit vakalar olarak değerlendirilebilir. Bu yaşananlar, yıllardır görmezden gelinen ve okullarımızda derinleşen güvenlik sorununun açık ve doğrudan sonucudur.
Bu ülkede eğitim çalışanlarına ve öğrencilerimize yönelik şiddet; yalnızca dün yaşanan olayla sınırlı değildir.
Sayısını artık hatırlayamadığımız kadar bir çok olayda eğitim çalışanlarımız, darp edilmiş, yaralanmış, hatta hayatını kaybetmiştir.
Aynı şekilde öğrencilerimiz de okul içinde ve okul dışında şiddetin hedefi haline gelmekte; güvenli olması gereken eğitim ortamları, giderek riskli alanlara dönüşmektedir.
Ancak yaşanan her olaydan sonra aynı cümleler kurulmuş, aynı sözler verilmiş; ancak kalıcı ve caydırıcı önlemler alınmadığı için aynı acılar tekrar tekrar yaşanmıştır.
Bu acı olay bir kez daha göstermiştir ki; okullarımızda güvenlik sorunu artık ertelenemez; ivedilikle çözülmesi gereken hayati bir sorun haline gelmiştir.
Elimizdeki verilere göre, bugün özel okullar hariç yaklaşık 64.000 okul ve kurumumuzda kadrolu güvenlik görevlisi bulunmamaktadır.
Devlet okullarında güvenlik personeli olmaması, kabul edilemez bir zafiyet değil; doğrudan bir ihmal haline bürünmüştür. Bugün bir kişi elinde silahla bir okula girebiliyorsa; burada sorun bireysel değil, sistemin kendisidir.
Yıllardır dile getirdiğimiz; Okullarda kalıcı ve profesyonel güvenlik personeli istihdam edilmemesi, Okul giriş-çıkışlarının kontrol altına alınmaması, Riskli birey ve durumlara ilişkin erken uyarı ve önleme mekanizmalarının işletilmemesi, yalnızca eğitim çalışanlarını değil, öğrencilerimizi de doğrudan tehdit eden bir güvenlik zafiyeti oluşturmaktadır.
Eğitim çalışanlarının ve öğrencilerimizin can güvenliği sağlanmadan sağlıklı bir eğitim-öğretim sürecinden söz etmek mümkün değildir.
Buradan açık ve net şekilde bir kez daha ifade ediyoruz:
Tüm bu gerekçeler ile Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası olarak; eğitimde artan şiddete karşı sesimizi yükseltmek,güvenli okul talebimizi güçlü bir şekilde haykırmak için 15-16 Nisan 2026 tarihlerinde Türkiye genelinde 2 (iki) gün süreyle iş bırakıyoruz. Yetkilileri derhal somut, kalıcı ve caydırıcı adımlar atmaya davet ediyoruz.
Açık, net ve son kez bir defa daha ifade ediyoruz ki;
Artık susmayacağız!!! Eğitimde yaşanan şiddet olaylarına karşı verilen CILIZ SESLİLİK artık bugün sona ermiştir.Gerekli önlemler alınana kadar da geri adım atmayacağız!Eğitim çalışanları da öğrenciler de sahipsiz değil, Devletine Emanettir. Emanete Sahip Çıkması Gerekenler Derhal Sorumluluklarını YERİNE GETİRMELİDİR.
TÜM EĞİTİM ÇALIŞANLARI SENDİKASI
GÜNDEM
15 Nisan 2026GÜNDEM
15 Nisan 2026MAGAZİN
15 Nisan 2026FOTO GALERİ
15 Nisan 2026GÜNDEM
15 Nisan 2026GENEL
15 Nisan 2026GÜNDEM
15 Nisan 2026
1
**ALANYA L TİPİ AÇIK CEZAEVİNDE BÜYÜK İHMAL İDDİASI!
839 kez okundu
2
“Bıyıklarımı Gök Türklerden, Uzun Saçlarımı Oğuzlardan Aldım”
632 kez okundu
3
EMEKLİLER NE HALDE, NELER YAPILMALI?
607 kez okundu
4
DEMİRTAŞ DOLMUŞLARI İÇİN KRİTİK KARAR: İSTİNAF MAHKEMESİ YÜRÜTMEYİ DURDURDU! ALANYA HALK OTOBÜSLERİ İLE GERİLİM TIRMANIYOR
601 kez okundu
5
ANADOLU EĞİTİM SENDİKASI’NDAN ÇAĞRI
586 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.