Yıl 2026… Hâlâ Kadınların Kıyafetiyle Uğraşan Bir Zihniyet

Yıl 2026… Hâlâ Kadınların Kıyafetiyle Uğraşan Bir Zihniyet

ABONE OL
Şubat 9, 2026 05:53
Yıl 2026… Hâlâ Kadınların Kıyafetiyle Uğraşan Bir Zihniyet
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yıl 2026… Hâlâ Kadınların Kıyafetiyle Uğraşan Bir Zihniyet

Yıl olmuş 2026…
Bilim konuşuluyor, yapay zekâ konuşuluyor, dünya Mars’a gitmeyi tartışıyor ama bizim memlekette hâlâ kadınların eteği, saçı, giydiği bluzu konuşuluyor. Daha doğrusu konuşulmak isteniyor. Daha da doğrusu, karışılmak isteniyor.

Soruyorum açıkça:
Beyler, size ne?

Kadınların ne giydiğinden, nasıl giyindiğinden, nerede ne giydiğinden size ne?
Sizi ilgilendiren ne var bu tabloda?

Kendi hayatına söz geçiremeyen, kendi evinde sözü dinlenmeyen, eşine ya da kızına “şunu giyme” deme cesareti bile olmayan bazıları, nedense konu sokaktaki kadına gelince mangalda kül bırakmıyor. Klavye başında ahkâm kesmek kolay. Sosyal medyada ahlâk bekçiliği yapmak bedava. Ama aynaya bakmak zor.
Şunu artık netleştirelim:
Kadın, sizin namus anlayışınızın vitrin mankeni değildir.
Kadın, sizin bastıramadığınız arzularınızın bahanesi hiç değildir.

Bir toplumda ahlâk, kadının kıyafetiyle ölçülmez.
Ahlâk; adaletle ölçülür, dürüstlükle ölçülür, kul hakkı yememekle ölçülür.
Bugün ülkede hırsızlık konuşulacak, yolsuzluk konuşulacak, adaletsizlik konuşulacakken; dönüp dolaşıp “kadınlar nasıl giyiniyor” başlığına saplanıp kalmak, acizliktir. Bu bir zihniyet yoksunluğudur.
Unutulan bir gerçek var:
Bu ülkenin kadınları sıradan kadınlar değildir.

Türk kadını; Kurtuluş Savaşı’nda mermi taşımış, cephede savaşmış, tarlada üretmiş, şehirde okumuş, kürsüde konuşmuş Cumhuriyet kadınıdır.
Örfünü de bilir, adetini de bilir, haddini de bilir. Kimsenin ona had bildirmesine ihtiyacı yoktur.
Cumhuriyet kadını; ne giyeceğine de, nasıl yaşayacağına da, nasıl var olacağına da kendi karar verir.
Bu, bir lütuf değil; kazanılmış bir haktır.
Bir kadının giyimi sizi rahatsız ediyorsa, sorun kadında değil; sizin bakışınızdadır.
Bir kadının varlığı sizi huzursuz ediyorsa, sorun toplumda değil; sizin zihninizdedir.
Kimse kimseye yaşam tarzı dayatamaz.
Kimse kimsenin bedenini, kıyafetini, tercihlerini tartışma konusu yapamaz.
Artık yeter.
Kadınlar üzerinden siyaset yapılmasın.
Kadınlar üzerinden ahlâk devşirilmesin.
Kadınların hayatına, bedenine, kıyafetine müdahale edilmesin.
Bu ülke, kadınları susturularak değil; kadınları özgür bırakılarak büyür.
Bu toplum, yasaklarla değil; saygıyla ayakta kalır.
Ve son söz:
Kadınların kıyafetiyle uğraşmayı bırakın.
Çünkü mesele kadınların ne giydiği değil, sizin neyi hazmedemediğinizdir.
Kerim Yaldız
Alanya Özgür Haber

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.