01 Mart 2026 Pazar
Türkiye’de Eşek Sayısında %90 Azalma: Rakamlar Alarm Veriyor
Türkiye genelinde eşek sayısında yaşanan dramatik düşüş, hayvancılık ve kırsal yaşam adına ciddi bir alarm olarak değerlendiriliyor. Uzmanların ve sektör temsilcilerinin verdiği bilgilere göre, son yıllarda ülkedeki eşek varlığı yaklaşık %90 oranında azaldı. Bir dönem Anadolu’nun yükünü sırtlayan eşekler, bugün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
Kırsaldan Kente Göç Etkisi
Uzmanlar, eşek sayısındaki keskin düşüşün başlıca nedenleri arasında kırsaldan kente göç, tarımda makineleşme ve hayvancılığın cazibesini yitirmesini gösteriyor. Traktör ve motorlu araçların yaygınlaşmasıyla birlikte, özellikle dağlık ve engebeli arazilerde vazgeçilmez olan eşeklerin kullanım alanı giderek daraldı.
Ekonomik Değerini Kaybetti
Geçmişte yük taşımacılığında, tarımda ve günlük yaşamda önemli bir yere sahip olan eşekler, günümüzde ekonomik değerini büyük ölçüde kaybetmiş durumda. Bakım maliyetlerinin artması, yem fiyatlarının yükselmesi ve üreticinin yeterli destek bulamaması da bu hayvanların yetiştirilmesini zorlaştırıyor.
Kültürel Miras Tehlikede
Eşekler sadece bir yük hayvanı değil, aynı zamanda Anadolu kültürünün önemli bir parçası olarak görülüyor. Halk deyimlerinden masallara, günlük yaşamdan folklora kadar birçok alanda yer bulan eşeklerin yok olması, kültürel bir kayıp olarak da değerlendiriliyor.
Uzmanlardan Uyarı
Hayvan varlığındaki bu hızlı düşüşün önüne geçilmezse, eşeklerin bazı bölgelerde tamamen ortadan kalkabileceği uyarısı yapılıyor. Uzmanlar, koruma ve destek programları, yerel teşvikler ve kırsal kalkınma projeleri ile eşek yetiştiriciliğinin yeniden cazip hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Acil Önlem Çağrısı
Sektör temsilcileri, ilgili kurumlara çağrıda bulunarak eşek varlığının korunması için acil eylem planları hazırlanmasını istiyor. Aksi halde Türkiye, yüzyıllardır Anadolu coğrafyasının bir parçası olan eşekleri tamamen kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilir.
Eşek sayısındaki %90’lık azalma, sadece bir istatistik değil; kırsal yaşamın, geleneksel üretimin ve kültürel mirasın sessizce yok oluşunun da göstergesi olarak değerlendiriliyor.