100 milyar Euro’luk proje çöktü, KAAN adeta tek alternatif: ‘Başka ihtimal kalmadı!’

Avrupa’nın “geleceğin savaş uçağı” olarak gördüğü 100 milyar Euro’luk FCAS projesi, Fransa ve Almanya arasındaki derin teknik ve stratejik anlaşmazlıklar nedeniyle rafa kalktı. AB savunma sanayii yeni arayışlara girerken, Türkiye’nin yerli savaş uçağı KAAN, sunduğu vizyonu ve ilerleyen takvimiyle küresel pazarda “oyun değiştirici” olarak öne çıkıyor. Peki, Avrupa Türkiye’nin kapısını çalabilir mi? Milliyet.com.tr'ye konuşan uzmanlar, KAAN'ın dünyanın elindeki en makul 5. nesil savaş uçağı alternatifi olarak öne çıktığını gerekçeleriyle ortaya koyuyor.

Metin Aktaşoğlu / metin.aktasoglu@milliyet.com.tr - Avrupa ve özellikle AB için Rusya-Ukrayna Savaşı ile iyice tırmanan güvenlik endişeleri, ABD'de ikinci kez Donald Trump'ın seçilmesi, gümrük vergileri gibi keyfi dayatmalar ve son olarak ABD ve İsrail'in İran'daki rejimi değiştirmeye yönelik giriştiği operasyonla adeta “kırmızı alarm” seviyesine ulaştı. Bu noktada Avrupa, yeni bir savunma sanayi ekosistemi inşa etmeyi kaçınılmaz görürken atılan adımların belki de en kritik olanı 6. nesil savaş uçağı projesi FCAS iptal edildi. Almanya ve Fransa'nın büyük umutlarla başladığı "Future Combat Air System" (Geleceğin Muharebe Hava Sistemi) adlı proje, Avrupa medyasında aktarılanlara göre yazılım, kaynak kodları ve fikri mülkiyet hakları gibi teknik ayrılıklar kadar Almanya ve Fransa arasındaki siyasi ve stratejik yaklaşım farklılıkları nedeniyle de suya düştü.Haberin DevamıHaberin DevamıAslında neredeyse 10 yıl önce, yeni seçilen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Almanya Şansölyesi Angela Merkel'in Paris'te birlikte start verdiği proje Eurofighter veya Rafale gibi mevcut savaş uçaklarından farklı olarak birbirine bağlı bir “sistemler sistemi” olarak tasarlanmıştı. Projenin temelini Next Generation Weapon System (NGWS) adı verilen sistem oluşturuyor, pilotlu ya da insansız kullanılabilecek yeni nesil bir savaş uçağı öngörülüyordu. Uçak eşlikçi dronlarla desteklenecek tüm bileşenler bulut sistemiyle birbirine bağlanacak, sensör verileri burada gerçek zamanlı olarak birleştirilecekti. Elysee Sarayı yaptığı açıklamasında “Alman makamları, ilgili şirketler üzerinde daha fazla baskı kurulmasının mümkün olmadığı kanaatine vardı” gibi aslında muğlak bir açıklama yaptı.Haberin DevamıHaberin DevamıMeselenin detaylarına değinirken ortaya çıkan bu tablo, Türkiye'nin yerli savaş uçağı KAAN projesinin küresel savunma pazarındaki stratejik önemini yeniden ortaya koymakta. Bu bağlamda Savunma Politikası Analisti Turan Oğuz ile Savunma ve Havacılık Editörü Tolga Özbek, Milliyet.com.tr için konuyu değerlendirdi. Yorumlara geçmeden önce kısaca anlaşmazlık noktalarını masaya yatıralım.Haberin DevamıHaberlerimizi Google’da Takip EdinEn güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’da tercih edilenkaynak olarak ekleyinFransız basını, Alman basını ve aynı zamanda Euronews'ün aktardığına göre teknik anlaşmazlıkların en başında Rafale ve Mirage gibi savaş uçaklarını üreten Fransız savunma şirketi Dassault ile kısmen kamulaştırılmış, yüzde 10'ar hissesine Almanya ve Fransa'nın, yüzde 4'lük hissesine ise İspanya'nın sahip olduğu Airbus arasındaki patent ve fikri mülkiyet hakkı kavgası yer alıyor. Anlaşmaya göre Dassault savaş uçağı geliştirecek, uçağa eşlik edecek 'drone'lardan Airbus sorumlu olacaktı. Alman televizyon kanalı ZDF'in aktardığına göre Dassault CEO'su Eric Trappier, hassas verilerin ve patentlerin Airbus ile paylaşılmasını istemiyor. Aynı zamanda fikri mülkiyet haklarına dair gelirlerin nasıl paylaşılacağı da iki dev şirket arasında tartışılmaktaydı.Haberin Devamıİkinci sırada liderlik kavgası yer almakta. Projenin başında hangi şirketten hangi isimlerin yer alacağı çözülemeyen bir pürüzdü. Dassault projenin liderliğini isterken Airbus, “küçük ortak” pozisyonunu kabul etmiyordu. Rafale'nin arkasındaki Dassault, projede kendi rolünü “ana üstlenici” olarak ifade ediyor ve A'dan Z'ye bir uçağı geliştirecek bilgi birikimine sahip olduğunu öne sürüyordu.Haberin DevamıHaberin DevamıÜçüncü ve en önemli nokta ise stratejik anlaşmazlıklar. Dünyanın nükleer silaha sahip sayılı ülkelerinden olan Fransa, nükleer silah taşıyabilen ve uçak gemilerinde konuşlandırılabilecek bir uçakta ısrarcıydı. Almanya ise buna gerek olmadığını savunuyordu. Airbus CEO'su Guillaume Faury, Şubat 2026'da savaş uçağının iki farklı versiyonunun üretilmesini önerirken bu öneri gerilimi tırmandırdı ve Mart ayı başında Dassault, bu öneriyle Airbus'ı projeyi sabote etmekle suçladı. Fransız gazetesi Le Monde'a konuşan Dassault CEO'su Eric Trappier, Mart 2026'da “Airbus artık Dassault ile çalışmak istemiyor” açıklamasını yaptı.'TARİH TEKERRÜR EDİYOR'Tolga Özbek, FCAS projesinin sonlanmasını Avrupa içindeki derin görüş ayrılıklarına bağlıyor. Özbek, “Avrupa’da ortak bir proje yürütülmesi her ülkenin farklı bakışı nedeniyle oldukça güç” diyerek projenin neden yürümediğini şöyle açıklıyor:Haberin Devamı
Benzer Videolar