İstanbul’da panik büyüyor! Neden bu kadar çoğaldılar ve hangi riskleri taşıyorlar? ‘Kene popülasyonunda daha da artış göreceğiz!’
İstanbul’da Sarıyer’e bağlı Ayazağa Mahallesi’nde havaların ısınmasıyla birlikle keneler ortaya çıktı. Kelimenin tam anlamıyla mahalleyi istila eden keneler,...
Haberin DevamıAyazağa mahallesinde özellikle akşam saatlerinde ortaya çıkan ve sayıları neredeyse binleri bulan keneler yüzünden büyük korku yaşayan mahalle sakinleri, kenelerin ölümcül hastalıklara yol açmasından endişe ediyor. Akşamları ellerinde cımbızla kene avına çıkan mahalleli, bir hafta içinde 500’den fazla kene öldürdü. Peki Sarıyer Ayazağa'da görülen bu ani kene istilasının arkasındaki temel faktörler nelerdir? İstanbul'un diğer yeşil/ormanlık ilçelerinde de benzer patlamalar beklemeli miyiz?Marmara Üniversitesi, Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü, Zooloji Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Turan, kenelerin ortaya çıkmasında birçok faktör bulunduğunu söyledi.Haberlerimizi Google’da Takip EdinEn güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’da tercih edilenkaynak olarak ekleyin“Bunlardan birincisi abiyotik faktörlerdir. Türkiye’de özellikle son yıllarda daha ılıman geçen bir kış ve bununla birlikte yüksek sıcaklıklarla gelen bahar ve yaz ayları ile kene popülasyonlarında artış görülüyor” diyen Yavuz Turan ekledi:“Kenelere özellikle büyük ve küçükbaş hayvanların olduğu ahırlar, meralar, otlak alanlarda çok rastlanıyor. Keneler burada rastladığı hayvan veya insanların vücuduna geçerek ısırma sonucu vücutta beslenmeye başlıyor. Bu sebeple ormanlık, mera, ahır, piknik alanları gibi ortamlar keneler için en uygun ortamlardır.”KENE POPÜLASYONUNDA ARTIŞ GÖRECEĞİZSarıyer Ayazağa’da belirtilen kene artışının da birçok sebebi olabileceğini belirten Yavuz Turan şunları söyledi:“İlk önce bu kene türlerinin burada daha önce kaydı olup olmamasına bakmak lazım. Eğer İstanbul için ilk kayıt ise taşınma ile geldiği düşünülebilir. Ayrıca yaklaşık iki hafta önce Kurban Bayram’ını geçirdik. Anadolu’nun farklı kesimlerinde birçok küçük ve büyükbaş hayvan İstanbul’a getirildi. Bu bölgedeki keneler bu hayvanlarla taşınmış olabilirler diye düşünüyorum. İstanbul’da farklı kene türleri bulunuyor. Bu sebeple özellikle bu aylardan itibaren kenelerin popülasyonlarında artış gözlenmesi muhtemeldir.”Haberin DevamıKIRIM KONGO RİSKİ VAR MI?Türkiye'de kene denince akla ilk olarak İç Anadolu ve Karadeniz’in iç kesimlerindeki Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) geliyor. İstanbul ve Marmara genelindeki kene türleri de bu ölümcül virüsü taşıyor mu?Yavuz Turan, bu soruyu şöyle yanıtladı: “KKKA virüsünü taşıyan kene türünün İç Anadolu ve Karadeniz’in iç kesimlerinde daha çok yaygın olması sebebi ile burada vakaların olduğunu görüyoruz. KKKA veya Lyme hastalığı kene türüne göre değişiyor. Literatür incelendiğinde İstanbul ve Marmara’da da bu kene türleri bulunuyor. Ancak İstanbul'da KKKA riski, hastalığın endemik olduğu bölgelere kıyasla oldukça düşüktür.”KENELERİN TOPLANMASI MÜCADELE BAKIMINDAN PEK ETKİLİ DEĞİLAyazağa mahallesi sakinlerinin kendi imkanlarıyla, cımbızla kene toplaması konusuna da değinen Yavuz Turan, “Kenelerin çıplak elle toplanması önerilmez. Kenenin vücuda tutunması durumunda patojen bulaştırma riskini de artırmış olursunuz. Kene toplanacaksa eldiven kullanılmalı ve dikkat edilmelidir. Ancak bu şekilde kenelerin toplanması mücadele bakımından çok da etkili değildir. Bunun için daha kapsamlı, bilinçli ve entegre mücadele gerekiyor. Kene ısırması ile karşılaşılırsa mümkünse en yakın sağlık merkezine gidip uzmanların yardımına başvurulmalıdır.”KİMYASAL İLAÇLAMA ÇÖZÜM MÜ KARMAŞA MI?Haberin DevamıVatandaşlar belediyelerden acil olarak 'ilaçlama' talep ediyor. Ancak kontrolsüz sokak ve park ilaçlamalarının kenelerin doğal predatörlerini (karıncalar, kuşlar vb.) öldürerek uzun vadede istilayı daha da artırdığı söyleniyor. Bu durumda belediyeler nasıl bir bilimsel strateji izlemeli?“Yukarıda da belirttiğim gibi bu tarz mücadelelerde bilinçli ve entegre mücadele gerekiyor. Sadece kimyasal ilaçlama ile kenelerle mücadele mümkün değildir. Belki kısa dönemde faydalı görünebilir ancak uzun dönemde direnç mekanizması devreye girecek ve bu mücadelede hem çevre kimyasal ile kirletilmiş olacak hem de diğer canlılara ve habitatlarına olumsuz etkileri olacaktır” diyen Turan şunları söyledi:Haberin Devamı“Bu sebeple belediyeler düzenli popülasyon izlemeleri yapmalıdır. Tabi bu çalışmalar sadece belediyeler tarafından değil planlı kurumlar arası ortak bir çalışma ile gerçekleştirilmelidir. Parklarda, yeşil alanlarda, çayırlık alanlarda düzenli bir şekilde belirli dönemlerde ot biçme işlemlerinin yapılması gerekiyor.”Keneler gelişim aşamaları boyunca hayatta kalabilmek için çeşitli omurgalı canlıların kanıyla beslenir. Sokakta yaşayan kedi ve köpeklerin yanı sıra kirpi, kuş ve fare gibi yaban hayatı unsurları da bu parazitlerin yayılmasında pay sahibidir. Özellikle doğal ortamlardan şehirlere göç eden veya hareket eden hayvanlar, kenelerin yaşam alanlarımıza taşınmasına aracılık eder. Bu durum karşısında evcil hayvan sahiplerinin alabileceği önlemler olarak şunları sıralayabiliriz: Veteriner hekim kontrolünde düzenli olarak dış parazit uygulamalarını aksatmamak, dışarıdaki yürüyüşlerin ardından evcil hayvanların titizlikle incelemek, özellikle kulak arkası, boyun bölgesi, parmak araları ve koltuk altı gibi gizli noktaları kontrol etmek.Dr. Öğr. Üyesi Yavuz TuranKİŞİSEL OLARAK BU ÖNLEMLERE DİKKAT EDİNYavuz Turan, başta çocuklar olmak üzere herkes için dikkat edilmesi gereken kritik noktaları paylaştı:-- Park, bahçe, ormanlık alan gibi alanlara mutlaka koruyucu kıyafetler ile girilmesi tavsiye ediliyor.-- Örneğin açık renkli kıyafetlerin tercih edebilirsiniz. Böylece kıyafet üzerine geçen kenelerin rahatlıkla görülmesi sağlanacaktır.-- Kısa kollu üst ve alt giysilerden uzak durulmalı. Eğer mümkünse paçalar da çorap içerisine geçirilebilir.-- Bu tarz yerlere giriliyorsa ve uzun süreli kalınıyorsa mutlaka ara ara vücut kontrolü yapılmalıdır. Üstünde kene olup olmadığı, paça kenarları, saç dipleri, koltuk altı, gibi bölgelere düzenli olarak bakılmalıdır.BAŞ AĞRISI, HALSİZLİK, İŞTAHSIZLIK, BAŞ DÖNMESİ...KKKA için önemli bilgiler veren Yavuz Turan, “İnsanın kene ısırmasından sonra bir inkübasyon dönemi vardır. Ortalama beş gün kadar süren bir dönemdir. Bu dönem ısırılan kişiye bağlı olarak artabilir veya azalabilir. Bundan sonra insanda baş ağrısı, halsizlik, iştahsızlık, baş dönmesi gibi belirtiler ortaya çıkar. Bununla birlikte vücutta ağrılara da rastlanabilir. İlerleyen safhalarda insanda iç organlarda, burunda, diş etinde kanamalar görülebilir” dedi ve ekledş:“Bazen idrarda da kana rastlanabilir. Eğer insanlar kene ısırmasından sonra en kısa zamanda tedavi altına alınmazlarsa bu belirtiler sonrasında ölme riski çok fazladır. O yüzden kene tarafından ısırıldığının fark edilmesinden hemen sonra sağlık kuruluşuna gidip kenenin çıkartılmasının sağlanması ve gerekli tetkiklerin yapılması gerekiyor.”Fotoğraflar: İHA, iStock