SİLAH SERBESTLİĞİ DEĞİL, TOPLUM GÜVENLİĞİ!

SİLAH SERBESTLİĞİ DEĞİL, TOPLUM GÜVENLİĞİ! Artık açık açık konuşmak gerekiyor. Bu ülkede silah meselesi kontrolden çıkmış durumda. Sokakta, trafikte, düğünde, tartışmada… Herkesin belinde bir silah. Peki bu nereye kadar? Önce şu gerçeği kabul edelim: Silah, güvenlik değil; çoğu zaman felaket getirir. Televizyonu açıyorsunuz, mafya dizileri. Gençlere verilen mesaj net: Güç = silah. Saygı = korku. Bu zihniyetle yetişen bir nesilden ne bekliyoruz? Devlet, bu içeriklere artık “reyting” değil, toplumsal zarar açısından bakmak zorunda. Gelelim asıl meseleye… Polis ve jandarma… Elbette devletin gücüdür. Ama silahın da bir disiplini olmalı. Mesai dışı kontrolsüz silah taşıma, risk üretir. Görev silahı görevde kalmalı. Çünkü silah, kişisel değil, kamusal bir yetkidir. Emeklilik konusu ise ayrı bir başlık. Görev bitmişse yetki de bitmiştir. “Bir zamanlar görev yaptım” diyerek silah taşımak, hukuk devletiyle bağdaşmaz. Emekli olan silahını teslim eder. Nokta. Gelelim en kritik noktaya: Sivil silahlanma. İş adamıymış… Kuyumcuymuş… Müteahhitmiş… Bu nasıl bir gerekçe? Bu ülkede herkes kendini “özel” görmeye başlarsa, ortada devlet kalmaz. Silah ruhsatı istisna olmalı, kural değil. Bugün geldiğimiz noktada ise tam tersi yaşanıyor. Gerçek şu: Silah arttıkça güvenlik artmaz, korku artar. Silah yaygınlaştıkça suç azalmaz, ölüm sıradanlaşır. Bu ülkenin daha fazla silaha değil, daha fazla akla ihtiyacı var. Daha fazla cesarete değil, daha fazla sağduyuya ihtiyacı var. Artık karar verme zamanı: Ya herkesin silahlı olduğu bir kaos düzeni… Ya da kurallı, güvenli bir toplum.Kerim yaldız. Alanya özgür haber .com
Benzer Videolar