Halkın Başkanı” mı, Halktan Uzak Bir Yönetim mi?
Halkın Başkanı” mı, Halktan Uzak Bir Yönetim mi?
Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik zaman zaman kameraların karşısına geçip “halktan biri” imajı vermeye çalışıyor. Sosyal medya videoları, kısa sokak görüntüleri, samimi olduğu düşünülen mesajlar… Ancak Alanya sokaklarına çıktığınızda duyduğunuz cümleler bu görüntülerle örtüşmüyor. Çünkü vatandaşın büyük bir bölümü artık şu soruyu soruyor: Görüntü mü gerçek, yoksa gerçek mi görüntü?
Sahaya indiğinizde tablo net: Bozuk yollar, çukur içindeki sokaklar, aylardır çözüm bekleyen altyapı sorunları… Mahalle aralarında araçlar yavaşlamak zorunda kalıyor, yayalar çamurdan ve tozdan şikâyet ediyor. Bir belediyenin en temel görevi olan yol ve altyapı hizmetleri bile aksıyorsa, yapılan tanıtım videolarının vatandaş nezdinde karşılık bulması zorlaşıyor. Çünkü vatandaş görüntü değil, hizmet görmek ister.
Alanya’da son dönemde sıkça dile getirilen bir diğer eleştiri ise belediye başkanının halkla temasının zayıf olduğu yönünde. Randevu taleplerinin karşılıksız kaldığını söyleyen esnaf, sorununu anlatacak muhatap bulamadığını ifade eden vatandaş sayısı hiç de az değil. Elbette her talebe anında yanıt vermek mümkün olmayabilir; ancak iletişim kanallarının kapalı olduğu algısı oluştuğunda bu durum yönetim anlayışı hakkında ciddi soru işaretleri doğurur.
Bir şehir sadece merkezdeki vitrin projelerle yönetilmez. Asıl yönetim, ara sokaklarda, mahalle aralarında, bozuk asfaltın üzerinde, çukurun içinde sınanır. Vatandaş sabah işe giderken lastiği patlıyorsa, akşam evine dönerken karanlık ve bakımsız yollardan geçiyorsa; belediyenin “halkın içindeyiz” mesajı doğal olarak inandırıcılığını kaybeder.
Bugün Alanya’da konuşulan temel mesele imaj değil, ulaşılabilirliktir. İnsanlar belediye başkanını sadece ekranda değil, sorunlarının çözümünde görmek istiyor. Bir esnafın kapısını çalmak, bir mahallede sessizce inceleme yapmak, şikâyet edilen bir yolu yerinde görmek… İşte gerçek samimiyet bu temaslarla ölçülür.
Siyasette en büyük risk, algı ile gerçeklik arasındaki makasın açılmasıdır. Eğer sokaktaki vatandaş “Bize ulaşmıyor, bizi dinlemiyor” diyorsa, çekilen her video, verilen her mesaj ters etki yaratır. Çünkü halk artık sözden çok icraata bakıyor. Bozuk yollar düzelmeden, çukurlar kapanmadan, randevu kapıları açılmadan verilen mesajların samimiyeti sorgulanmaya devam edecektir.
Alanya’nın ihtiyacı olan şey; kamera karşısında kurulan cümleler değil, sahada hissedilen yönetimdir. Halkla araya mesafe koyan değil, o mesafeyi kaldıran bir belediyecilik anlayışı beklentisi her geçen gün daha da büyüyor. Ve unutulmamalıdır ki; şehirler reklamla değil, dokunulan hayatlarla yönetilir.kerim yaldız